noun

horizon

ufuk

The sun set below the horizon.

Güneş ufkun altına battı.

This new job will broaden my horizons.

Bu yeni iş ufkumu genişletecek.

on the horizon ufukta Gemi ufukta belirdi.

broaden one's horizons ufkunu genişletmek Seyahat etmek ufkunu genişletebilir.

Eş anlamlılar: silüet, sınır, kapsam

Yunanca 'horizōn' (sınırlayan) kelimesinden gelir.

'Horizon' kelimesi, 'horizontal' (yatay) gibi 'horiz-' içerir. Ufuk, yatay bir çizgidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.