noun

horns

boynuzlar, kornalar

The bull has very long horns.

Boğanın çok uzun boynuzları var.

The sound of car horns filled the city.

Araba kornalarının sesi şehri doldurdu.

The horns section of the orchestra is loud.

Orkestranın korno bölümü gürültülüdür.

((bir şeyin)) boynuzları Keçinin boynuzları kavislidir.

Benzer: geyik boynuzu; Zıt anlamlılar: yok

Proto-Cermence '*hurną'dan gelen eski bir kelime.

Üç ana türü hatırlayın: bir hayvanın boynuzları, bir müzik aleti olan korno ve bir araba kornası.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.