adjective

horrific

korkunç, dehşet verici

The details of the crime were horrific.

Cinayetin detayları dehşet vericiydi.

He suffered horrific injuries in the crash.

Kazada korkunç yaralar aldı.

((bir)) dehşet verici ((isim)) (dehşet verici bir (isim)) It was a horrific scene.

dehşet verici olmak (dehşet verici olmak) The conditions in the camp were horrific.

Eş anlamlılar: dreadful, appalling, ghastly; Zıt anlamlılar: wonderful, delightful

Latince 'horrificus', 'horrere' (titremek) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'titreten'.

'Horrific', 'horrible' kelimesinden daha güçlüdür. Size 'dehşet (horror)' hissettirir. 'Müthiş (terrific)' miktarda dehşet düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.