noun

house

ev, konut, bina, meclis

They live in a big house.

Büyük bir evde yaşıyorlar.

The House of Representatives is a part of Congress.

Temsilciler Meclisi, Kongre'nin bir parçasıdır.

a/an/the ((house)) bir ev This is my house.

Eş anlamlılar: home, residence, dwelling, abode

Eski İngilizce'de 'hūs' (konut, sığınak) kelimesinden, o da Proto-Cermence *hūsan'dan gelmektedir.

Basit bir çocuk çizimini düşünün: çatısı için üstünde bir üçgen olan bir kare. Bu bir 'house'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.