adjective

annoyed

kızgın, sinirli, rahatsız olmuş

She was annoyed with him for being late.

Geç kaldığı için ona kızgındı.

I'm getting annoyed by the noise.

Gürültüden rahatsız olmaya başladım.

kızgın ((birine)) (birine) kızgın olmak She was annoyed with him for being late.

rahatsız olmuş ((bir şeyden)) (bir şeyden) rahatsız olmak I'm getting annoyed by the noise.

Eş anlamlılar: irritated, bothered, vexed; Zıt anlamlılar: pleased, delighted, calm

'annoy' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacıdır.

Bir şey sizi rahatsız ettiğinde hissettiğiniz duyguyu tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.