verb

humiliate

aşağılamak, küçük düşürmek

He tried to humiliate her in front of her friends.

Onu arkadaşlarının önünde aşağılamaya çalıştı.

I felt so humiliated when I forgot my lines.

Repliklerimi unuttuğumda kendimi çok aşağılanmış hissettim.

((birini)) aşağılamak ((birini)) utandırmak veya aptal hissettirmek She was afraid he would humiliate her.

aşağılanmış hissetmek utanmış veya aptal hissetmek He felt humiliated by their laughter.

Eş anlamlılar: embarrass, disgrace, shame; Zıt anlamlılar: honor, praise

Latince 'alçakgönüllü kılmak' anlamına gelen 'humiliare'den, o da 'alçak, mütevazı' anlamına gelen 'humilis'ten, o da 'toprak, yer' anlamına gelen 'humus'tan gelir. Birini 'yere sermek' anlamına gelir.

'Humus'a (toprak/yer) kadar indirildiğinizi, kendinizi çok aşağılanmış ve utanmış hissettiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.