noun

humility

alçakgönüllülük, tevazu

He accepted the award with humility.

Ödülü alçakgönüllülükle kabul etti.

She showed great humility despite her success.

Başarısına rağmen büyük bir tevazu gösterdi.

with humility alçakgönüllülükle Ödülü alçakgönüllülükle kabul etti.

show/have humility tevazu göstermek/sahip olmak Büyük bir tevazu gösterdi.

Eş anlamlılar: modest, humbleness; Zıt anlamlılar: arrogance, pride

Latince 'humus' (toprak) kelimesinden gelir, 'ayakları yere basan' bir niteliği ifade eder.

'Humiliation' (aşağılanma) kelimesinin aksine, 'humility' (alçakgönüllülük) olumlu bir niteliktir. 'Ayakları yere basan' olmakla ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.