adjective

absurd

saçma, absürt, anlamsız

His claim to be the king was absurd.

Kral olduğu iddiası saçmaydı.

It's absurd to spend so much on a t-shirt.

Bir tişörte bu kadar çok para harcamak saçma.

((bir şey)) saçma(dır) Onun iddiası saçmaydı.

((fiil)) yapmak saçma Şikayet etmek saçma.

Eş anlamlılar: ridiculous, preposterous; Zıt anlamlılar: reasonable, logical

Latince 'ab-' (uzak) + 'surdus' (sağır, sessiz) kelimelerinden gelir, 'uyumsuz' veya mantığa aykırı anlamına gelir.

O kadar saçma bir şey hayal edin ki mantığı 'duyamıyor' gibi olsun.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.