adjective

hurried

aceleci, telaşlı, çabuk

She gave me a hurried glance.

Bana aceleci bir bakış attı.

He ate a hurried breakfast.

Aceleci bir kahvaltı yaptı.

a hurried ((noun)) aceleci bir (isim) We had a hurried conversation before she left.

Eş anlamlılar: aceleci, telaşlı, çabuk; Zıt anlamlılar: yavaş, sakin, telaşsız

Kökeni bilinmeyen, muhtemelen bir acele etme sesini taklit eden 'hurry' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

'Hurry up!' (Acele et!) ifadesini düşünün. 'Hurried', bu aceleyle yapılan bir şeyi tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.