hurry
Çeviri
acele etmek, koşuşturmak
Örnekler
We need to hurry to catch the bus.
Otobüsü yakalamak için acele etmeliyiz.
Don't hurry your decision.
Kararını aceleye getirme.
She hurried the children off to school.
Çocukları aceleyle okula gönderdi.
Dilbilgisi Kalıpları
(geçişsiz) acele etmek Acele etmemiz gerekiyor.
((bir şeyi)) aceleye getirmek İşini aceleye getirme.
((birini)) acele ettirmek Çocukları acele ettirdi.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: rush, hasten, dash; Zıt anlamlılar: delay, linger
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'teşvik etmek, hareket ettirmek' anlamına gelen 'horgian' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir 'kasırganın' (hurricane) geldiğini ve bu yüzden 'acele etmeniz' (hurry) gerektiğini hayal edin.