adjective

anomalous

anormal, kural dışı, garip

The scientist found an anomalous result in the data.

Bilim insanı verilerde anormal bir sonuç buldu.

His behavior was anomalous for someone in his position.

Davranışları, onun konumundaki biri için kural dışıydı.

((anormal bir)) ((isim)) anormal The scientist found an anomalous result.

Eş anlamlılar: abnormal, irregular, unusual; Zıt anlamlılar: normal, regular, typical

Yunanca 'an-' (değil) + 'homalos' (düz, aynı) kelimelerinden oluşan 'anomalos'tan gelir. 'Aynı olmayan' veya düzensiz anlamına gelir.

'A-nomalous', 'ab-normal' (anormal) gibi ses çıkarır. Normdan sapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.