adjective

hyperactive

hiperaktif

The hyperactive child couldn't sit still.

Hiperaktif çocuk yerinde duramıyordu.

He has a hyperactive imagination.

Onun hiperaktif bir hayal gücü var.

hyperactive ((olmak)) hiperaktif olmak Yavru köpek çok hiperaktif.

hyperactive bir ((isim)) hiperaktif bir (isim) Hiperaktif bir sınıfı yönetmek zor.

Synonyms: overactive, energetic, restless; Antonyms: calm, lethargic

'Aşırı, ötesinde' anlamına gelen 'hyper-' öneki ve 'active' (aktif) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'aşırı aktif'.

'Hyper' kelimesini 'süper' veya 'ekstra' olarak düşünün. Yani 'hiperaktif' biri 'ekstra aktif' biridir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.