noun

iconoclast

ikonoklast, putkıran, geleneklere karşı çıkan kimse

The artist was an iconoclast who challenged traditional art.

Sanatçı, geleneksel sanata meydan okuyan bir ikonoklasttı.

As an iconoclast, he questioned every established belief.

Bir ikonoklast olarak, yerleşik her inancı sorguladı.

((sb.)) bir ikonoklasttır İkonoklast olmasıyla tanınırdı.

Eş anlamlılar: rebel, nonconformist, maverick

Yunanca 'eikōn' (resim) + 'klastēs' (kırıcı) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'resim kırıcı'.

Bir ikonoklast, 'ikonlarla' (yerleşik inançlar) 'çatışır' (clashes).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.