adjective

icy

buzlu, çok soğuk, soğuk

Be careful on the icy roads this morning.

Bu sabah buzlu yollarda dikkatli olun.

She gave me an icy stare.

Bana buz gibi bir bakış attı.

An icy wind blew across the lake.

Gölün üzerinden buz gibi bir rüzgar esti.

buz gibi bir ((isim)) Buz gibi bir karşılama gördü.

((bir şey)) buzlu Basamaklar buzlu, bu yüzden dikkatli ol.

Eş anlamlılar: frosty, freezing, cold; Zıt anlamlılar: warm, hot

Eski İngilizce'de 'buz' anlamına gelen 'īs' kelimesinden gelir.

Bir şeyin buzla kaplı olduğunu veya buz gibi soğuk olduğunu anlatmak için 'ice' (buz) kelimesine 'y' eklemeniz yeterlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.