noun

idiosyncrasy

kendine özgülük, hususiyet, garip alışkanlık

One of his idiosyncrasies is wearing mismatched socks.

Onun kendine özgü huylarından biri de farklı çoraplar giymektir.

((sb.'s)) idiosyncrasy (birinin) kendine özgü huyu One of her idiosyncrasies is eating pizza with a fork.

Eş anlamlılar: özellik, tuhaflık, acayiplik; Zıt anlamlılar: normallik, uyumluluk

Yunanca 'idios' (kendine özgü) + 'syn' (birlikte) + 'krasis' (karışım) kelimelerinden gelir, 'kişisel bir karışım' anlamına gelir.

'İdio-' (kendine özgü) ve 'senkronizasyon' kelimelerini düşünün. Kişiye özgü, garip bir senkronizasyon.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.