conjunction

if

eğer, şayet, -ip -ipmediği

If it rains, we will stay home.

Eğer yağmur yağarsa, evde kalacağız.

I don't know if he is coming.

Onun gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.

If I were you, I would go.

Senin yerinde olsam giderdim.

If (cümlecik), (cümlecik) eğer (cümlecik), (cümlecik) If it rains, we will stay home.

(fiil) if (cümlecik) (fiil) -ip -ipmediği I don't know if he is coming.

Eş anlamlılar: provided that, in case, whether

Eski İngilizce'de 'eğer, olup olmadığı, böylece' anlamına gelen 'gif' kelimesinden gelir. Kökeni tartışmalıdır ancak temel bir Cermen kelimesidir.

'If' bir koşul belirtir. Bir seçim hayal edin: EĞER A yolunu seçerseniz ne olur? EĞER B yolunu seçerseniz ne olur?

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.