verb

ignite

ateşlemek, tutuşturmak, yakmak

A spark can ignite dry grass.

Bir kıvılcım kuru otu tutuşturabilir.

The fuel ignited immediately.

Yakıt anında alev aldı.

His speech ignited a heated debate.

Konuşması hararetli bir tartışmayı ateşledi.

((sth.)) (bir şeyi) tutuşturmak. A spark can ignite dry grass.

(geçişsiz) tutuşmak. The fuel ignited immediately.

((sth.)) (bir şeyi) ateşlemek. His speech ignited a heated debate.

Eş anlamlılar: yakmak, tutuşturmak; Zıt anlamlılar: söndürmek

Latince 'ateş' anlamına gelen 'ignis' kelimesinden gelir. Bir şeyi ateşe verme eylemini ifade eder.

Bir arabadaki, motoru çalıştırmak için yakıtı 'ateşleyen' (ignites) sistem olan 'kontak' (ignition) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.