adjective

illicit

yasa dışı, gayrimeşru

He was arrested for selling illicit drugs.

Yasa dışı uyuşturucu satmaktan tutuklandı.

They had an illicit affair for years.

Yıllarca yasak bir ilişki yaşadılar.

illicit ((isim)) yasa dışı ((isim)) Yasa dışı uyuşturucu satmaktan tutuklandı.

Eş anlamlılar: illegal, unlawful, forbidden; Zıt anlamlılar: legal, lawful, licit

Latince 'illicitus' kelimesinden gelir, 'in-' (olumsuzluk eki) + 'licitus' (yasal).

'il-' öneki genellikle 'değil' anlamına gelir. Yani 'yasal olmayan'. 'illegal' kelimesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.