adjective

imaginary

hayali, hayal ürünü, kurgusal

My little brother has an imaginary friend.

Küçük erkek kardeşimin hayali bir arkadaşı var.

The story is set in an imaginary world.

Hikaye hayali bir dünyada geçiyor.

an imaginary ((isim)) hayali bir (isim) She described an imaginary place.

Eş anlamlılar: unreal, fictional, mythical; Zıt anlamlılar: real, actual

'imagine' (hayal etmek) fiili ile '-ary' (ile ilgili) ekinin birleşimidir. Yani, 'hayal gücüyle ilgili' demektir.

Sadece 'imagination' (hayal gücünüzde) var olan bir şey 'imaginary' (hayali)dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.