adjective

immaculate

lekesiz, kusursuz, tertemiz

Her house is always immaculate.

Evi her zaman lekesizdir.

He gave an immaculate performance.

Kusursuz bir performans sergiledi.

((immaculate)) ((isim)) lekesiz ~ tertemiz bir mutfak

Eş anlamlılar: spotless, pristine, flawless; Zıt anlamlılar: dirty, messy, flawed

Latince 'in-' (olumsuzluk) + 'maculatus' (lekeli) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'lekesiz'dir.

Başındaki 'im-' olumsuzluk ekini düşünün. 'Maculate' (lekeli) kelimesinin olumsuzu, yani 'lekesiz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.