noun

impact

etki, darbe, çarpışma

The new law will have a big impact.

Yeni yasanın büyük bir etkisi olacak.

The impact of the crash was severe.

Kazanın etkisi şiddetliydi.

((on sth./sb.)) (... üzerinde) bir etki The new policy will have an impact on the economy.

Eşanlamlılar: etki, nüfuz, çarpışma, şok

Latince 'impingere' (karşı itmek) kelimesinden, 'im-' (içine, üzerine) + 'pangere' (sabitlemek, vurmak).

Bir meteorun Dünya'ya 'çarpmasını' (impact) ve büyük bir 'etki' (effect) yaratmasını hayal edin. Fiil olarak da kullanılabileceğini unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.