verb

impair

bozmak, zarar vermek, zayıflatmak

Lack of sleep can impair your judgment.

Uykusuzluk muhakeme yeteneğinizi bozabilir.

His hearing was impaired by the loud noise.

İşitmesi yüksek sesten dolayı bozulmuştu.

((sth.)) ...-i bozmak Yüksek sesli müzik işitme duyunuzu bozabilir.

Eşanlamlılar: zarar vermek, zayıflatmak; Zıt Anlamlılar: iyileştirmek, geliştirmek

Eski Fransızca 'empeirier' (daha kötü yapmak) kelimesinden, 'em-' (içine) + Latince 'peior' (daha kötü).

Bir şeyi 'daha kötü' veya 'eksik' hale getirmek olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.