noun

impairment

bozukluk, hasar, engel

He has a hearing impairment.

Onun işitme bozukluğu var.

The accident resulted in a serious impairment.

Kaza ciddi bir hasarla sonuçlandı.

((of sth.)) (...-nın) bozukluğu Sol bacağında bir bozukluk var.

Eşanlamlılar: engel, kusur, hasar, zayıflık

'impair' (bozmak) fiilinden + isim oluşturan '-ment' ekinden.

Bu, 'impair' fiilinin isim halidir. Zayıflatılmış veya hasar görmüş olma durumunu ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.