noun

impatience

sabırsızlık

He tapped his foot with impatience.

Sabırsızlıkla ayağını yere vuruyordu.

Her impatience with the slow service was obvious.

Yavaş hizmete karşı sabırsızlığı belliydi.

((birine/bir şeye karşı)) sabırsızlık Yavaş hizmete karşı sabırsızlığı belliydi.

Synonyms: restlessness, eagerness; Antonyms: patience, tolerance

'im-' (olumsuzluk eki) + 'patience' (sabır) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'sabır eksikliği' demektir.

'im-' öneki genellikle 'impossible' (imkansız) kelimesinde olduğu gibi 'olumsuzluk' anlamına gelir. Dolayısıyla, 'im-patience' sabır eksikliğidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.