adjective

imperative

zorunlu, mecburi, elzem

It is imperative that we act now.

Şimdi harekete geçmemiz zorunludur.

Quick action was imperative to solve the problem.

Sorunu çözmek için hızlı hareket etmek zorunluydu.

((birinin)) ((bir şey yapması)) zorunludur it is imperative that ((sb.)) ((do sth.)) Bu raporu bitirmeniz zorunludur.

((bir şey yapmak)) zorunludur it is imperative to ((do sth.)) Kurallara uymak zorunludur.

Eş anlamlılar: crucial, vital, essential; Zıt anlamlılar: optional, unimportant

Latince 'imperativus' (emredilmiş) kelimesinden, 'imperare' (emretmek) kökünden gelir. 'emperor' (imparator) ile ilgilidir.

Bir 'imparatorun' (emperor) emir verdiğini düşünün. Onun emirleri 'zorunludur' (imperative) – onları yapmalısınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.