adjective

imposing

heybetli, etkileyici, görkemli

The castle was an imposing sight.

Kale heybetli bir manzaraydı.

He is an imposing figure.

O, heybetli bir figür.

an imposing ((sth.)) heybetli bir (şey) The castle is an imposing structure.

Synonyms: etkileyici, görkemli; Antonyms: gösterişsiz, mütevazı

'To impose' (dayatmak) fiilinden gelir, varlığını size dayatan bir şeyi ifade eder.

O kadar büyük bir bina düşünün ki, kendini silüete 'dayatıyor'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.