adjective

impotent

iktidarsız, güçsüz, aciz

The leader felt impotent to stop the war.

Lider, savaşı durdurmak için kendini güçsüz hissetti.

The medication can cause men to become impotent.

İlaç, erkeklerin iktidarsız olmasına neden olabilir.

impotent ((to-inf)) (-mek için) güçsüz olmak Durumu değiştirmek için güçsüzdü. He was impotent to change the situation.

to feel impotent kendini güçsüz hissetmek Bürokrasi karşısında kendini güçsüz hissetti. She felt impotent in the face of bureaucracy.

Synonyms: powerless, helpless, weak; Antonyms: potent, powerful

'im-' (olumsuzluk) ön eki + 'potent' (güçlü) kelimesinden. Latince 'impotens' (gücü olmayan) kelimesinden türemiştir.

'Im-' 'değil' anlamına gelir ve 'potent' kelimesi 'potansiyel' veya 'güç' ile ilgilidir. Yani 'güçlü olmayan' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.