verb

impress

etkilemek, iz bırakmak

She tried to impress her boss with her hard work.

Sıkı çalışmasıyla patronunu etkilemeye çalıştı.

The speaker impressed upon them the need for action.

Konuşmacı onlara eyleme geçme gerekliliğini aşıladı.

((sb.)) 〈with sth.〉 (birini) (bir şeyle) etkilemek She impressed me with her knowledge.

((sth.)) ((upon sb.)) (birine) (bir şeyi) aşılamak He impressed the need for safety upon the workers.

Eş anlamlılar: amaze, dazzle, awe, affect

Latince 'im-' (içine) + 'premere' (bastırmak) kelimelerinden oluşan 'imprimere'den gelir. Kelimenin tam anlamı zihne 'bastırmak'tır.

Birinin zihnine iyi bir fikir veya imajı 'içeri bastırdığınızı' ('press in') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.