noun

impression

izlenim, etki, taklit

He made a good first impression.

İyi bir ilk izlenim bıraktı.

The book left a lasting impression on me.

Kitap bende kalıcı bir etki bıraktı.

She does a great impression of the president.

Başkanın harika bir taklidini yapıyor.

((sth.)) (...dığı) izlenimine kapılmak Yorgun olduğu izlenimine kapıldım.

((of sb.)) (...nın) taklidini yapmak Patronunun iyi bir taklidini yapıyor.

Eş anlamlılar: feeling, idea, effect, imitation

Latince 'impressio' (üzerine bastırma), 'imprimere' (içine bastırmak) kelimesinden.

Zihninizde bir şeyin 'baskı' yaptığını ve bir iz veya 'izlenim' bıraktığını düşünün. Ayrıca, bir aktörün taklit için kendini başka bir kişinin şekline 'bastırması'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.