adjective

impressive

etkileyici, heybetli, gösterişli

The view from the top was impressive.

Tepeden manzara etkileyiciydi.

He gave an impressive performance.

Etkileyici bir performans sergiledi.

((bir şey)) etkileyici ((bir şey)) takdire şayan Manzara etkileyici.

etkileyici bir ((isim)) etkileyici bir şey Bu etkileyici bir başarıydı.

Eş anlamlılar: striking (çarpıcı), remarkable (dikkate değer); Zıt anlamlılar: unimpressive (etkileyici olmayan), ordinary (sıradan)

Latince 'im-' (içine) + 'premere' (bastırmak) kelimelerinden gelir. Zihne veya duyulara 'baskı yapan' anlamına gelir.

Bir şeyin o kadar dikkat çekici olması nedeniyle hafızanıza kendini 'bastırdığını' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.