noun

imprint

iz, damga, etki, baskı

The fossil left an imprint in the rock.

Fosil kayada bir iz bıraktı.

The book has the publisher's imprint.

Kitabın üzerinde yayıncının damgası var.

((bir şeyin)) izi basılarak yapılan işaret Fosil, bir yaprağın izini bıraktı.

((bir şey)) üzerinde iz bırakmak kalıcı bir etkiye sahip olmak Olaylar hafızasında bir iz bıraktı.

Eş anlamlılar: mark (işaret), impression (izlenim), stamp (damga)

'im-' (içine) + 'print' (basmak). Kelimenin tam anlamıyla, bir yüzeyin 'içine basılmış' bir şey.

Bir lastiğin çamurda bir 'iz' bıraktığını düşünün. Desenini toprağın 'içine basar'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.