imprison
Çeviri
hapsetmek, zindana atmak, mahkum etmek
Örnekler
He was imprisoned for ten years.
On yıl hapis yattı.
They imprisoned the political opponents.
Siyasi muhalifleri hapsettiler.
Dilbilgisi Kalıpları
((birini)) hapsetmek birini hapse atmak İsyancıları hapsettiler.
((birini)) ((bir şey)) için hapsetmek bir suçtan dolayı birini hapse atmak Dolandırıcılıktan hapsedildi.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: jail (hapsetmek), incarcerate (hapsetmek), confine (kapatmak); Zıt anlamlılar: free (serbest bırakmak), release (salıvermek), liberate (özgürleştirmek)
Etimoloji
'im-' (içine) + 'prison' (hapishane). Kelimenin tam anlamıyla, birini 'hapishaneye koymak'.
Hafıza İpuçları
Kelimeyi parçalara ayırın: 'im-' (içine) + 'prison' (hapishane). Anlamı parçaların içinde gizli.