noun

imprisonment

hapis, hapsetme, tutukluluk

He was sentenced to life imprisonment.

Ömür boyu hapse mahkum edildi.

The activist faced imprisonment for his beliefs.

Aktivist, inançları nedeniyle hapisle karşı karşıya kaldı.

((uncountable noun)) hapiste olma durumu He was sentenced to life imprisonment.

Eş anlamlılar: confinement, incarceration, custody; Zıt anlamlılar: freedom, liberation

'im-' (içinde) öneki + 'prison' (hapishane) + isim yapan '-ment' ekinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'hapiste olma' durumu.

'in prison' (hapiste) ifadesini düşünün. '-ment' eki bu fikri bir durumu veya koşulu temsil eden bir isme dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.