adjective

improbable

olası olmayan, ihtimal dışı

His story about seeing a ghost was highly improbable.

Hayalet gördüğüne dair hikayesi son derece olasılık dışıydı.

It is improbable that she will win the election.

Onun seçimi kazanması olası değil.

an improbable ((noun)) olası olmayan bir ~ His story was an improbable tale.

It is improbable that... ...olası değil It is improbable that he will arrive on time.

Eş anlamlılar: unlikely, doubtful, questionable; Zıt anlamlılar: probable, likely, certain

'im-' (olumsuzluk) öneki + 'probable' (olası) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'olası olmayan' demektir.

'im-' öneki genellikle 'değil' anlamına gelir. Dolayısıyla, 'probable' kelimesini biliyorsanız, 'improbable' kelimesinin 'olası olmayan' anlamına geldiğini kolayca anlayabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.