noun

impurity

safsızlık, kirlilik, katışık

The water was tested for impurities.

Su, safsızlıklar açısından test edildi.

He felt a sense of moral impurity.

Ahlaki bir kirlilik hissetti.

((safsızlıklar)) bir şeyin içinde bir şeyi saf olmayan yapan maddeler Numunede safsızlıklar buldular.

Synonyms: kirletici, bulaşan, leke; Antonyms: saflık, temizlik

'impure' (saf olmayan) + '-ity' (isim yapan ek). 'Impure', Latince 'im-' (değil) + 'purus' (saf) kelimelerinden gelir.

'Im-' 'değil' anlamına gelir, yani 'saf' (pure) 'olmayan' durum veya maddedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.