adjective

incandescent

akkor, akkor halde, parlak

The incandescent bulb glowed brightly.

Akkor ampul parlak bir şekilde parlıyordu.

She gave an incandescent performance.

Göz kamaştırıcı bir performans sergiledi.

incandescent ((noun)) akkor ~ Odayı akkor bir ışık doldurdu.

((noun)) is incandescent ~ akkor haldedir Öfkesi akkor haldeydi.

Eş anlamlılar: luminous, radiant, brilliant; Zıt anlamlılar: dim, dull

Latince 'parlamak' anlamına gelen 'incandescere' kelimesinden gelir. 'in-' (içine) ve 'candere' (parlamak, ışıldamak) kelimelerini birleştirir.

Bir ampulün 'içinde' (in) parlayan bir 'mum' (candle) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.