adjective

incessant

aralıksız, sürekli, durmak bilmeyen

The incessant noise drove me crazy.

Aralıksız gürültü beni çıldırttı.

We had incessant rain for three days.

Üç gün boyunca aralıksız yağmur yağdı.

incessant ((isim)) aralıksız, durmaksızın devam eden Bebeğin aralıksız ağlaması bizi uyanık tuttu.

Eş anlamlılar: constant, ceaseless, perpetual; Zıt anlamlılar: intermittent, occasional, sporadic

Latince 'incessans' (durmayan) kelimesinden, 'in-' (olumsuzluk eki) + 'cessare' (durmak) kelimelerinden türemiştir.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'in-' (değil) + 'cess' (cease'den, durmak). 'Durmayan' bir şey 'incessant'tır. Genellikle olumsuz bir anlamı vardır (örneğin, aralıksız gürültü).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.