noun

incidence

görülme sıklığı, vaka, insidans

The incidence of this disease is high.

Bu hastalığın görülme sıklığı yüksektir.

We are studying the incidence of crime.

Suç oranını inceliyoruz.

((bir şeyin)) görülme sıklığı bir şeyin oranı Kanser görülme sıklığı artıyor.

((yüksek/düşük)) görülme sıklığı ((bir şeyin)) bir şeyin yüksek/düşük oranı Bölgede yoksulluk oranı yüksektir.

Synonyms: oran, sıklık, oluşum, prevalans

Latince 'üzerine düşmek, olmak' anlamına gelen 'incidere'den gelen 'incidentia'dan türemiştir. 'in-' (üzerine) ve 'cadere' (düşmek) kelimelerini birleştirir.

'Incident' (olay) meydana gelme oranını düşünün. Genellikle tıbbi veya sosyal bağlamlarda kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.