adjective

inconceivable

akıl almaz, düşünülemez, inanılmaz

It is inconceivable that he would lie.

Yalan söylemesi akıl almaz bir şey.

The scale of the disaster was inconceivable.

Felaketin boyutu akıl almazdı.

It is inconceivable that ... ... olması akıl almaz It is inconceivable that he failed the exam.

an inconceivable ((isim)) akıl almaz bir ... The speed was inconceivable.

Synonyms: unbelievable, unthinkable, unimaginable; Antonyms: conceivable, plausible

'in-' (olumsuzluk) + 'conceive' (aklında canlandırmak, düşünmek) + '-able' (yapılabilir). Kelimenin tam anlamıyla 'akılda canlandırılamaz'.

Türkçedeki 'akıl sır erdirememek' gibi düşünün. Bir fikir o kadar tuhaf ki aklınızda bile canlandıramıyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.