inconvenient
Çeviri
zahmetli, elverişsiz, uygunsuz
Örnekler
The meeting time is inconvenient for me.
Toplantı saati benim için uygun değil.
It's an inconvenient location for a store.
Mağaza için elverişsiz bir konum.
Dilbilgisi Kalıpları
((for sb.)) (biri) için elverişsiz olmak The meeting time is inconvenient for me.
It is inconvenient ((to-inf)) (bir şeyi) yapmak zahmetli olmak It is inconvenient to travel during rush hour.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: zahmetli, elverişsiz; Zıt anlamlılar: convenient, uygun
Etimoloji
'in-' (olumsuzluk) ön eki + 'convenient' (uygun). Kelimenin tam anlamıyla 'uygun olmayan' demektir.
Hafıza İpuçları
'in-' ön ekinin genellikle 'olumsuzluk' bildirdiğini unutmayın. Yani 'inconvenient' basitçe 'uygun olmayan' demektir.