adjective

indefatigable

yorulmaz, yılmaz

She was an indefatigable campaigner for human rights.

İnsan hakları için yorulmaz bir kampanya yürütücüsüydü.

His indefatigable spirit helped him succeed.

Onun yılmaz ruhu başarılı olmasına yardımcı oldu.

indefatigable ((isim)) yorulmaz She is an indefatigable leader.

Eş anlamlılar: tireless, persistent, unflagging; Zıt anlamlılar: lethargic, lazy, fatigued

'in-' (olumsuzluk) + 'de-' (aşağı) + 'fatigare' (yormak). Kelimenin tam anlamıyla 'yorulamaz'.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'in' (değil) + 'de-fatigue-able' (yorulabilir). Yorulması mümkün olmayan biri.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.