adjective

indefinite

belirsiz, süresiz, kesin olmayan

The meeting was postponed for an indefinite period.

Toplantı belirsiz bir süreye ertelendi.

He gave an indefinite answer to the question.

Soruya belirsiz bir cevap verdi.

belirsiz bir ((isim)) The project has an indefinite timeline.

Synonyms: vague, unclear, unlimited; Antonyms: definite, clear, limited

'in-' (olumsuzluk) öneki + 'definite' (sınırlı, tanımlı) kelimesinden. 'Sınırlı olmayan' veya 'tanımlı olmayan' anlamına gelir.

'in-definite' kelimesini 'not definite' (kesin olmayan) olarak düşünün. Bir tarih kesin değilse, belirsizdir (indefinite).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.