noun

indicator

gösterge, belirti, indikatör, sinyal

The fuel gauge is a key indicator.

Yakıt göstergesi önemli bir göstergedir.

Consumer spending is an economic indicator.

Tüketici harcamaları ekonomik bir göstergedir.

The turn indicator on the car is broken.

Arabanın sinyali bozuk.

((bir şeyin göstergesi)) bir şeyin işareti Tüketici güveni, ekonominin önemli bir göstergesidir.

Eş anlamlılar: sign, signal, gauge, measure, marker

Latince 'indicare' (işaret etmek) kelimesinden gelir. 'in-' (içine, doğru) + 'dicare' (ilan etmek). Bir şeyi 'gösterir'.

Bir şeyleri 'indicate' etmek (göstermek) veya işaret etmek için kullandığınız 'index' (işaret) parmağınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.