indifferent
Çeviri
kayıtsız, ilgisiz, umursamaz, vasat
Örnekler
He was indifferent to the results.
Sonuçlara karşı kayıtsızdı.
The quality of the food was rather indifferent.
Yemeğin kalitesi oldukça vasattı.
Dilbilgisi Kalıpları
indifferent ((to sth./sb.)) (bir şeye/birine) karşı kayıtsız olmak He was indifferent to the results.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: apathetic, uninterested, unconcerned; Zıt anlamlılar: interested, concerned, enthusiastic
Etimoloji
'in-' (değil) öneki + 'different' (farklı). Kelimenin tam anlamıyla 'farklı değil', yani sizin için bir fark yaratmıyor, dolayısıyla 'ilgisiz'.
Hafıza İpuçları
'Benim için bir fark (difference) yaratmıyor' diye düşünün, bu yüzden 'kayıtsızım (indifferent)'.