noun

indignation

öfke, hiddet, infial

She was filled with indignation at the injustice.

Adaletsizlik karşısında öfkeyle doluydu.

He expressed his indignation in a letter.

Öfkesini bir mektupla dile getirdi.

indignation ((at/over/about sth.)) (bir şeye) öfke She was filled with indignation at the injustice.

Eş anlamlılar: outrage, anger, fury, resentment; Zıt anlamlılar: satisfaction, pleasure, delight

Latince 'değersiz' anlamına gelen 'indignus' kelimesinden gelir. 'in-' (değil) + 'dignus' (değerli). Değersiz veya haksız olarak görülen bir şeye karşı duyulan öfkeyi ifade eder.

'Haysiyet (dignity)' duygunuzu veya doğru olanı inciten bir şeyin neden olduğu öfkeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.