verb

induce

ikna etmek, sebep olmak, teşvik etmek

The medicine will induce sleep.

İlaç uykuyu tetikleyecektir.

They induced him to sign the contract.

Onu sözleşmeyi imzalamaya ikna ettiler.

The doctor decided to induce labor.

Doktor doğumu başlatmaya karar verdi.

((sth.)) (bir şeye) sebep olmak The medicine will induce sleep.

((sb.)) ((to-inf)) (birini bir şey yapmaya) ikna etmek They induced him to sign the contract.

Eş anlamlılar: neden olmak, ikna etmek, yol açmak, kışkırtmak

Latince 'in-' (içine) + 'ducere' (yönlendirmek) kelimelerinden gelir. 'İçine yönlendirmek' anlamına gelir.

Birini bir duruma (uyku gibi) veya bir eyleme (sözleşme imzalamak gibi) 'yönlendirmek' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.