noun

abundance

bolluk, bereket, çokluk

There is an abundance of food at the party.

Partide bol miktarda yiyecek var.

He lived a life of abundance.

Bolluk içinde bir hayat yaşadı.

an abundance of ((sth.)) bir ((sth.)) bolluğu Partide yiyecek bolluğu var.

Eş anlamlılar: bolluk, çokluk; Zıt anlamlılar: kıtlık, eksiklik

Latince 'ab-' (den) + 'unda' (dalga) kelimelerinden gelir, 'taşan' anlamına gelir.

Bir şeyin dalga gibi bol ve taşkın olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.