adjective

inflexible

esnek olmayan, sert, inatçı

The manager has an inflexible attitude.

Müdürün esnek olmayan bir tavrı var.

This material is strong but inflexible.

Bu malzeme güçlü ama esnek değil.

((esnek olmayan)) olmak The rules are inflexible.

((esnek olmayan)) bir ((isim)) He has an inflexible schedule.

Eş anlamlılar: rigid (sert), stiff (katı), stubborn (inatçı); Zıt anlamlılar: flexible (esnek), adaptable (uyumlu)

'in-' (olumsuzluk) + 'flexible' (esnek). Latince 'flexibilis' (bükülebilir) kelimesinden.

'in-' öneki 'değil' anlamına gelir, bu yüzden 'esnek olmayan' olarak hatırlamak kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.