noun

influence

etki, nüfuz

Social media has a big influence on young people.

Sosyal medyanın gençler üzerinde büyük bir etkisi var.

He was a good influence on his younger brother.

Küçük kardeşi üzerinde iyi bir etkisi vardı.

Don't let others influence your decision.

Başkalarının kararını etkilemesine izin verme.

((an influence)) ((on sb./sth.)) (biri/bir şey) üzerinde bir etki Social media has a big influence on young people.

((sb./sth.)) ((to influence sb./sth.)) (birini/bir şeyi) etkilemek Don't let others influence your decision.

Eş anlamlılar: effect, impact, power. Fiil eş anlamlıları: affect, sway.

Latince 'içine akmak' anlamına gelen 'influere'den gelir ('in-' (içine) + 'fluere' (akmak)). Başlangıçta yıldızlardan gelip kaderi etkileyen bir sıvıya atıfta bulunurdu.

Bir durumu veya birinin fikrini değiştirmek için bir şeyin 'içine aktığını' hayal edin. Bu kelime hem isim hem de fiil olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.