verb

inform

bilgilendirmek, haber vermek, bildirmek

Please inform us of any changes.

Lütfen herhangi bir değişiklik hakkında bizi bilgilendirin.

The book will inform your decision.

Kitap kararınızı etkileyecektir.

He informed her that the flight was delayed.

Ona uçağın rötar yaptığını bildirdi.

((birini)) ((bir şey hakkında)) (birini) (bir şey hakkında) bilgilendirmek Lütfen herhangi bir değişiklik hakkında bizi bilgilendirin.

((birine)) ((... olduğunu)) (birine) (... olduğunu) bildirmek Ona uçağın rötar yaptığını bildirdi.

Eş anlamlılar: notify, tell, advise, apprise

Latince 'informare' (şekil vermek, talimat vermek) kelimesinden, 'in-' (içine) + 'formare' (oluşturmak). Fikir, birinin zihninde bir fikir 'oluşturmaktır'.

Birine 'in-formation' (bilgi) verdiğinizi düşünün - kelimenin tam anlamıyla bilgiyi zihnine *sokmak*.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.